Gençliğin hisleri
insan beyni öyle birşeydir ki ruh onu nasıl yöneltirse o biçim vücuda etki edebilir!
Çoğu insan gençlik bozulmuş diyorlar!
Bu yanlış bir düşüncedir. Sadece ruhsal gelişim sırasında beyinin otomatik olarak yeniden dizayn edilmesi ya da tamamen yıkanması gibi olaylar sonucu oluşan hal ve hareketlerden ilgi alınması ya da ilgi verilememesi durumunda kendini ifade etme biçimlerinin yanı sıra kişiliğinin değişmesi olayıdır.
13 yaşından itibaren kızlarda ve 15,5 yaşından itibaren erkeklerde görülen davranış değişimleri
Yeterli miktardaki ana-baba eğilimini alamayan çocuklar dünyayı ve hayatı yanlış tanımaya başlarlar. Bu yaşlara doğru gelince herşey ona yalan gibi gelir. Yine bu yaşta ve 23 yaşına kadar ne yaşıyorsa hep hayal ve büyük bir oyunun içinde olduğunu sanır. Herşey pasifik gelir.
Yeni nesil gençlerimiz bilgisayarı tanıdığından itibaren o makina hakkında ve makinanın içeriÄŸinin ona verdiÄŸi ÅŸevhet, o çocuÄŸu hep yeniliklere sürükleyerek artık bir prensip haline getirir ve bilgisayarın aşırı uysallığından yararlanarak hep daha fazlasını temin etme ihtiyacını keÅŸfeder. Zamanla o makinenin içeriÄŸi hakkında yeterli miktarda ilgi alındığını sanarak internetin her yönünü keÅŸfetmeye baÅŸlamak ister. internet programının aşırı uysal olduÄŸunu bilmeyen gençlerimiz artık “chat” ında dünyasını merak ederek iletiÅŸimin zevk ve hazını keÅŸfetmek ister.
Zamanla chat esnasında kullandığı kelimeler deÄŸiÅŸim gösterilerek iletiÅŸim kurduÄŸu kiÅŸiye karşı “iletiÅŸim odağı” olarak ifadelerinde deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸranmasına sebep olduÄŸunun farkına varmak istemiyor.
DediÄŸim gibi (2.paragraf) gençlerimiz dünyayı ve hayatı zor bilerek ifadelerinde deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸramasına neden oluyor. Mesela kızlarda (bu yaÅŸlarda) en çok görülen “sonradan bilmiÅŸ” ifadeleri etkindir. ÖrneÄŸin; oflamalar-pufflamalar, düzgün kurulan cümleye karşı tepkiler, sitem içerikli ifadeler gibi…
Net ortamında günümüzde gençlerimizin kullandığı, arayüz programlar kadar artık “Chat” programlarıda çok kullanılmaya baÅŸlandı. Artık bunun keÅŸfedilmesi ve bilinçli olunması gerekiyor. Yani gençlerimizi bu psikolojiden kurtararak yeni bir hayattan ziyade yeni bir beyin sunulması gerekiyor. Mesenger programını ilk defa kullanmaya, keÅŸfetmeye baÅŸlayan gençlerimiz yine programın aşırı uysallığından yararlanarak onun kurallarını ve hatta konuÅŸtuÄŸu Türkçe’nin harflerini eksik yazmaya baÅŸladığı görülüyor. Kısaltılmış kelime ifadelerini kullanmak ona bir yandan zevk verip maÄŸrifet olduÄŸunu sanmasına neden oluyor. Mesela “Merhaba” yerine “selam”, “selam” yerine “slm”, “Hal hatır” sorarken “naber?” gibi ve daha birçok Türkçe’nin imlasına uyarlanmayan kelimeler kullanılıyor.
Gençlerimiz bizim geleceÄŸimiz deÄŸildir. Ancak ülkemizin geleceÄŸi olarak en deÄŸerli “canlı” grubundaki varlıklarımızdır. Onların biz(sizler) büyüklere saygısı en az ülkeye saygısı gibi biÅŸeydir. Ülke denince gençlerimizin aklına hemen “Türkiye” kelimesi (kelime olarak) geliyor. Geçerli bir toprak sınırı içinde olduklarının farkına varması için elimizden, aklımızdan, yüreÄŸimizden geleni yapacağız.