MİLLİ BAHÇEDE YENİ SİMALAR!
TOPÇU VE KILIÇÇI, BAHÇEDE!
PROF. MES
Önce Yalçın Topçu liderliğini kanıtladı, Referandumda Türkiye’yi koca bir cepheleşmeden kurtardı, yalnız partisinde değil aynı zamanda tüm millet nezdinde “işte gerçek bir önder bu şahsiyettir” değerlendirmesine layık bir fotoğraf verdi.
Kılıççı-ki KILIÇDAR demektir eski dilde-aynı yiğitliği göstermeye her teşebbüs ettiğinde yanı başında 72’lik bir gölge gördü! CEHAPE adlı partiyi yarım asırdan fazla babasının malı gibi kullanmış bir şahıs, Kemal beyin her hayırlı çıkışına “ HİŞT ” ya da “ KIŞT ” çekmekteydi… Bu yüzden Gandi’mizin önderleşmesi gecikti fakat umulur ki, Yalçın Topçu liderimizin bir adımlık mesafeyle ardından, Kemal Kılıçdaroğlu adlı yeni bir-gerçek- siyasi şahsiyet doğacaktır ülkemde.
Bu tespitleri, Tayyip beyden kurtulma yolunda algılamasın kimse; konu bahçede geçiyor, mevzuumuz biraz da Bahçeli: onun bir kanaat önderine ani saldırılar düzenlemesi muhakeme noksanlığına neden oluverdi ve kuvvetle muhtemeldir ki, bahçesinde Tayyip Erdoğan’ı buluverme olasılığı az ise de, Topçu ve Kılıççıyla karşılaşması yakınlaştı. Zira Alpaslan Türkeş geleneğinde manevi kişiliklere saygı esası bulunduğu gibi, Ecevit’in yolu da dışarıdaki Türk okullarına açık ve mert destekle donanmış idi. “Ne anlatıyoruz sahi biz yazar- çizer takımı böyle? Kanaat önderi ne, dışarıdaki okullar neyin nesi? Vehbi’nin kerrakesi yahut Osmanlının fesi! Fes ilk kez giyildiğinde bir kısım halk isyan çıkarmış İstanbul’da, Yunanlıların serpuşunu istemeyiz diye. Sonradan fese sarılanlar şapka istememişler. Şimdi ne hal mevcut diye sual edecek olursanız, Alevinin Fötr şapkasına ve kasketine, okumuş Sünnilerin beresine karışmayan, başörtüsünü kendisine dert edinip, imam hatipleri yahut cem evlerini fazla kafasına takmayan siyasi önderimiz tek iken, şimdi Sayın Tayyip Erdoğan’ın yanına TOPÇU ve KILIÇDAROĞLU da katılmak üzereler! Komplekssiz, çalışkan, dirayetli, tatlı otoriter, bükülmez bilekli ve engin hoşgörülü… Sana ne be kardeşim kanaat önderlerinden, ağzını bozmasana, bahçene sahip olsana. Bahçeye topu ve kılıcı bulunan kişileri davet etmek kolay çıkarmak zordur. Tamam, “ Tayyip Bey, ulusal titizlikler taşıyan ülkücü kardeşlere pak fazla sokulamaz” diyelim. Allahtan başka kimseye müdana etmeyecek bir Yalçın Bey, 72’lik hoşgörü karşıtlarından paçasını kurtarmış ve Topçu misali “gerçek önderleşme” çizgisine girmiş Kemal bey seni baraja gömerlerse ne olacak ha?
Olacağı molacağı yok, Osmanlının ipiyle sakın ha inmeyin kuyuya…
Bu son satır yazıya ait değildir, ölümsüz dost, sonsuz yetenek Cem Karaca’nındır mısra. Ona ezan okumayı, Hulki CEVİZOĞLU programında bendeniz öğretmiştim, bilmem hatırlar mısınız?